Açılış Sayfası YapınAna Sayfam YapSık Kullanılanlara EkleyinSık Kullanılanlara Ekle

.
                Menü
Ana Sayfa
Sohbet

Forum

Fikralar
Astroloji
Aşk - Sevgi
Komik Videolar
Oyun Salonu
Güzel Sözler
Programlar
Msn Messenger
Yemek Tarifleri
Ruya Tabirleri
LiderChat Script
   
                Hava Durumu
.

.
     Msn Messenger
Msn Messenger Yükle
Msn Sakalari
Msn Avartarlari
Göz Kırpmalar
Msn Nicki Oluşturma
Msn Hazır Nickler
Msn Yardım
Msn Arkaplanları
Msn Eklentiler
 Unreal Komutlari
.
+ Admin Komutlari
+ Oper Komutlari
+ ChanServ Komutlari
+ NickServ Komutlari
+ MemoServ Komutlari
+ Levels Komutlari
+ Extra Ban Komutlari
+ lgnore Komutlari
 Sitene Sohbet Ekle

 

 
                                                           Sohbet Odaları
Sohbet   Aşk-Sevgi   Radyo
.
Avrupa   Arkadaşlık   Oyun
.
Ankara   Gurbet   Gençlik
.
Chat   Edebiyat   Yardım
.
                                                     Saglik

 

Sakin Grip oLmayin

Size 1,5 ile 5 gün arasında zaman kaybettiriyor…İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Viroloji ve İmmünoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, grip nedeniyle oluşan iş günü kaybının 1,5 ile 4,9 gün arasında değiştiğini, kayıpların toplum açısından büyük maliyetler yarattığını bildirdi.

Prof. Dr. Badur, yaptığı yazılı açıklamada, son 15 yıldır özellikle çocuklarda ve risk gruplarındaki kişilerde oluşturduğu olumsuzluklar üzerinde durulan gribin, son yıllarda çalışan kesim üzerindeki olumsuzluklarının da irdelenmeye başlandığını belirtti.

Son 13 yılın bilimsel makale taramalarının, gribin maliyetinin Almanya ve Fransa’da yılda 10-15 milyar dolara kadar yükseldiğini gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Badur, iş yerlerinde gribal enfeksiyonlara karşı mücadele etmenin ve salgın öncesinde gerekli tedbirleri almanın iş dünyası açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Avrupa Grip Gözlem Komitesi (EISS) ile Avrupa Hastalıktan Korunma ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) 2008 yılı başında Avrupa’daki grip dalgası konusunda kamuoyunu bilgilendirdiğini ve gerekli önlemlerin alınması konusunda uyarıda bulunduğunu anımsatan Prof. Dr. Badur, Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Bankası’nın da yayımladıkları raporda, grip ve kuş gribi konusunda uyarılarını tekrarladığını ifade etti.

Son 15 yılda, en fazla küçük çocuklarda etkili olan mevsimsel gribin, artık ciddi biçimde çalışan yetişkinler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve iş gücü kayıplarına yol açtığını belirten Prof. Dr. Badur, şunları kaydetti:

”Gribin 3-4 günlük akut dönemini atlattıktan sonra işe dönen çalışanların performansı yüzde 80 düşüyor, tam olarak iyileşmeleri ise 1-2 haftayı buluyor. İş gücü kayıpları sadece yetişkinlerin kendi hastalığından kaynaklanmıyor, grip olan çocuklarına bakmak için evde kalan yetişkinlerin iş günü kayıpları da 7 güne kadar çıkıyor. Çocukları ile ilgilenmek zorunda kalan yetişkinler, iş yerine gelseler bile uykusuz oldukları için iyi bir performans gösteremiyor. Grip nedeniyle oluşan iş günü kaybı 1,5 ile 4,9 gün arasında değişiyor. İş günü kaybı ve hastalık sonrası işe dönen kişilerin düşük kapasiteyle çalışmaya devam etmelerinden doğan üretim kayıpları, toplum açısından büyük maliyetler yaratıyor.”

Gripten korunma ve aynı zamanda grip tedavisinin birçok etkili yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Badur, açıklamasında, ”Gribin toplum üzerindeki ekonomik yükünü azaltmak için bu yöntemlerden faydalanılmalıdır. Özellikle toplu grip salgını ihtimalinin bulunduğu iş yerlerinde gerekli önlemleri almak, iş yeri sahibinin sorumluluğu olmalıdır. Bu bilinçle hareket etmek, iş yerlerindeki bu kayıpları da minimuma indirebilecek, diğer yandan da toplum sağlığı anlamında olumlu bir adım atılabilecektir” ifadesine yer verdi.

Kulaklar Neden cinlar?

Her zaman “Bizi biri anıyor” deriz ama…

Endüstriyel gürültü, yangın alarmları, trafik gürültüsü ve yüksek sesle müzik dinleme gibi çevresel etkenlerin kulak çınlaması rahatsızlığının en sık rastlanan nedenleri arasında yer aldığı bildirildi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Güçlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulak çınlamasının çoğu zaman kişilerin normal hayatlarını etkileyecek boyutlara ulaşabildiğini söyledi.

Kulak çınlamasının birçok olası nedeni bulunduğunu, küçük bir kulak kirinin dahi geçici bir süre çınlama yapabileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Güçlü, bunun yanında enfeksiyon, kulak zarında delinme, orta kulakta sıvı birikmesi, orta kulaktaki kemiklerin eklem yerlerinin sertleşmesi, baş, boyun bölgesindeki damar genişlemeleri, denge ve işitmeyi sağlayan sinirde kaynaklanan bir tümörün bu rahatsızlığa yol açabileceğini vurguladı.

Yrd. Doç. Dr. Güçlü, her durum için tedavinin çok farklı olduğunu, yüksek ya da düşük tansiyon, şeker hastalığı, tiroid problemleri, baş ve boyun bölgesine gelen darbeler, bazı romatizma ilaçları ile antibiyotikler, sakinleştirici ilaçlar ve aspirinin de kulak çınlamasını ortaya çıkarabildiğini söyledi.

Bu tip rahatsızlıkların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış bir doktora kontrol olmak ve kulak çınlamasının gerçek nedenini bulmanın önemli olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr. Güçlü, şöyle konuştu:

”Kulak çınlaması, çoğunlukla işitme sinirlerinin uçlarında meydana gelen hasarlardan dolayı gelişir. Bu sinir uçlarında meydana gelecek bir hasar, işitme kaybı ve çınlamaya yol açar. Yüksek ses kulak çınlamasının en sık rastlanan nedenidir. Birçok insan endüstriyel gürültünün, yangın alarmlarının, yüksek sesle müzik dinlemenin ne kadar zararlı olduğundan ya habersiz ya da bunları umursamıyor. Stereo kulaklıklarla yüksek sesle müzik dinlemek riski daha da fazlalaştırıyor.”

Yrd. Doç. Dr. Güçlü, her şeyden önce işitme sisteminin vücudun en hassas ve kırılgan sistemi olduğunu belirterek, kulak çınlamasından korunmanın yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi:

”Kan basıncı sürekli kontrol ettirilmelidir. Tuz alımı kısıtlanmalıdır. Sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigara tüketimi azaltılmalıdır. Günlük egzersizler yapılmalıdır. Çok yorulmaktan kaçınılmalıdır. Sesten endişelenilmemelidir, kulak çınlaması insanların sağır olmasına ya da aklını kaybetmesine neden olmaz. Bu nedenle, sesler rahatsız edici, ama önemsiz bir gerçek olarak kabul edilmeli, olabildiğince yok sayılmasının öğrenilmesi gerekir. Sinirlilik ve gerginlik en aza indirilmeli, stresi kontrol altına alınmalıdır.”

Yeni Hastaligimiz fibromiyalji

Her tarafım ağrıyor”, “Sabah uyanamıyorum”, “Sürekli yorgunum” diyorsanız, okuyun…

Çağın hastalığı ‘fibromiyalji’ dünyada yaşanan ekonomik krizle birlikte tetiklendi! ‘Her tarafım ağrıyor’, ‘sabahları uyanamıyorum’, ‘sürekli yorgunum’ diyenlerin sayısı ekonomik krizden sonra arttı. Özellikle kariyer kadınının muzdarip olduğu ve ‘orta yaş’ hastalığı olarak bilinen fibromiyaljiklerin arasına ‘gençler’ de katıldı

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Aynur Özenir Başol; çağın hastalığı haline gelen ve ekonomik krizle birlikte artış gösteren kronik ağrı sendromu fibromiyalji hakkında şu bilgileri verdi:

Fibromiyalji nedir?
Yaşam kalitesini ciddi derecede bozan fibromiyalji; tükenmişlik sendromu, kronik ağrı sendromu veya kronik yorgunluk sendromu olarak tanımlanabilir. Yaygın kas ağrıları, baş ağrısı, yorgunluk, bitkinlik, halsizlik, uyku düzensizlikleri ve bazen de spastik kolit dediğimiz tuvalete çıkma problemlerinin eşlik ettiği kronik bir hastalıktır.

KALPLE YARIŞIYOR!
Günlük hayatı nasıl etkiler?
Kişilerde iş kalitesini düşürür, dikkat ve algılamayı azaltır. Yaşam keyfinizi etkilediği için motivasyonu ve verimliliği düşürür. Amerika’da yapılan istatistiklerde; iş gücü kaybına yol açtığı için, maliyeti en yüksek hastalıklar sıralamasında, kalp hastalıklarının ardından ikinci sırada yer aldığı belirlenmiştir. Yani ekonomiyi, iş hayatını ve gündelik yaşamı olumsuz etkileyen fibromiyalji için ‘çağın hastalığı’ diyebiliriz.

En çok kimlerde görülür?
Kadınlarda ve genç erişkin grupta çok sık görülür. Özellikle menopoz döneminde artış kaydediyor.

MÜKEMMELİYETÇİLER VE İŞKOLİKLER DİKKAT!
Neden daha çok kadınlarda görülüyor?
Kadınlarda değişen hormonal sistemlerin (adet dönemleri, menopoz) ortaya çıkardığı stres ve kaygı, baş edilmesi güç durumlara neden oluyor. Bu durum, hastalığın tekrarlamasında ve yerleşmesinde uygun zemin hazırlıyor. Kadınlarda menopoz ve stresin hastalık üzerindeki etkinliğini vurgulayan kortzol hormon çalışmaları da bunu desteklemektedir.

Kadınların adet dönemleri, menopoz ve hormonal dengelerdeki değişiklikler gibi fizyolojik etkenlere ek olarak; spor alışkanlığının olmayışı, evde vücutlarına fazla yüklenmeleri, aşırı temizlik yapmaları ya da sık sık ev eşyalarının yerlerini değiştirmeleri gibi etkenler fibromiyaljiye zemin hazırlıyor. Ayrıca soğuk-sıcak farkına maruz kalmak gibi çevresel etkenler de fibromiyaljinin nedenleri arasında sayılabiliyor.

Fibromiyaljinin nedeni nedir?
Nedeni tam olarak bilinmiyor. Daha çok hassas yapılı ve her şeyden çabuk etkilenen kişilik yapısındakilerde görülüyor. Mükemmeliyetçiler, işkolikler ve uygun olmayan çevresel faktörlerin olduğu ortamlarda çalışanlar (mimarlar, diş hekimleri, ofiste masa başı işi yapanlar, borsacılar, gazeteciler…) bu grubun içinde değerlendirilebilir.

GENÇLER DE FİBROMİYALJİK OLDU
Son dönemde bir artış var mı?
Fibromiyaljide son dönemde bir artış gözleniyor. Çünkü ekonomik krizle birlikte hayat standardımızı korumak için çalışma tempomuzu artırdık; artık neredeyse iki katı çalışıyoruz ve yoruluyoruz. Alışılan iş ortamını, hayat şartlarını kaybetmek de hastalığı tetikliyor. Günümüz koşullarında; kriz ortamında, her evden bir kişinin işini kaybettiği, yarı maaşla günlük yaşamı devam ettirebilme gibi kaygılara sahip olduğumuz bugünlerde, yorgunluk ve stresle birlikte bu hastalığın artış göstereceği de aşikardır.

Öte yandan son dönemde hastalık yaşı daha genç gruba da kaydı. Bunda; genç erişkin dediğimiz meslek okulu ya da üniversite bitirmiş, iş beklentisindeki gençlerin bu beklentilerinin gerçekleşmemesi ve gelecek kaygısı da etkili oluyor.

Ayrıca etrafımızdaki kişilerde sürekli işsiz kalma kaygısının yarattığı stres bizi de etkiliyor. Çalışma koşullarının ağırlığı, günlük yaşamın getirdiği zorlukların yol açtığı stresle tetiklenen hastalık; kişi koşulları değiştiremediğinde iyice durum kısır döngüye dönüşüyor ve iyileşmesi giderek zorlaşıyor. Çünkü stresle birlikte sürekli kasılan kişide, bir süre sonra kasın kasılma ve gevşeme kabiliyeti ortadan kalkıyor; sürekli kasılmış adeleye bağlı oluşan ağrı da kronik ağrı sendromuna neden oluyor.
Aynı zamanda nemli hava, soğuk, yorgunluk ve stres; iyileşme gösteren kişide, hastalığın tekrarlamasına da yol açıyor.

ÜÇ AYDIR ‘YORGUN’SANIZ DOKTORA GİDİN
Hastalık belirtileri nelerdir?
Hasta, ağrının bir yerden başlayıp bütün vücuduna yayıldığını ifade eder. Ağrı; yanıcı, sızlayıcı olarak tarif edilir. Uyku bozukluğu; çok uyuma, bazen uykusuzluk sonuçta derin olmayan ve dinlendirmeyen uykuyla birlikte kişinin duygu durumu bozulur. Yanıcı ağrılara bazen dengesizlik hissi, karın ağrısı ve tuvalete çıkma alışkanlıklarında değişiklik gibi şikayetler de eşlik eder.

Tanı nasıl konulur?
Bir hastaya fibromiyalji teşhisi koymak için; üç ay şikayetlerin ve belirtilerin devam etmesi gerekir. En az 12 noktada (ensede baş-boyun geçiş noktası, önde iman tahtasının yanı, omuz başları, dirsek dış yüzü, kürek kemiğinin iç yüzleri, bel kalça geçiş noktası, kalçada dış yan dış, diz iç kısımları vb.) ağrıya hassas olunması temel şarttır. Hastanın şikayetlerinin ve hikayesinin yanı sıra yapılacak tetkiklerle tanı konulur. Sık sık başka hastalıklarla karıştırılan fibromiyaljide, bu karışıklığı önlemek için yapılacak tetkikler büyük önem taşır.

Hangi doktora gitmek gerekir?
Fibromiyalji hastaları teşhis için romatoloji uzmanına, tedavi içinse fizik tedavi ünitelerine başvurmalı. Ancak komplike bir hastalık olduğu için tedavisinde birçok branştan destek alınabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekiminin başkanlığında; psikolog, iş-uğraşı terapisti ve fizyoterapistten yardım alınır. Gerekli olduğunda diğer branş hekimlerinden konsültasyon desteği alınır ve tedavi multidisipliner şekilde yönlendirilir.

PATRONA DA İŞ DÜŞÜYOR!
Nasıl tedavi edilir?
Fizik tedavi, egzersiz, ilaç tedavisi büyük yarar sağlıyor. Ancak şikayetlerin durumuna göre çeşitli tedavi yöntemleri uygulanabilir. Örneğin; hastalardaki ruhsal dengesizlikler; asabi olmak, günlük problemleri çözmede güçlük, tahammülsüzlük ve hüzünlü ruh halinden, depresyona kadar ilerleyebilir. Bu sebeple tedavilerinde ruhsal durumunu düzenleyen ilaçlar kullanılır.

Hastalarda eşlik eden diğer bulgular arasında; kabızlık-ishal -karın ağrıları gibi irritabl barsak sendromu dediğimiz bulguların yanı sıra, sık idrara çıkma ve cinsel tatminsizlik ile isteksizlik de sayılabilir. Bu şikayetlerin varlığında, fizik tedavi doktorunun dışında, başka ilgili hekimlerden destek istenebilir.
Kas ağrıları için enjeksiyon tedavilerinden (nöralterapi) yarar gören hastada iyileşme durumunun uzun süreli olması için spor önerilebilir. Germe ve aerobik egzersizleri programa alınabilir, stresi de kontrol ettiği için yoga ya da tai-bo önerilebilir. Tedavi boyunca haftada üç gün-kırkbeş dakika yüzmesi de tedavinin başarı oranını artırır.

Fibromiyalji hastalarının yüzde 50’sinde tükenmişlik duygusu, baş etme güçlüğü ve dayanıklılıkta azalma vardır. Bu bulgularda ailenin ve iş çevresinin tedavi sürecinde destek olması gerekir. Aile, hastanın stresini azaltması ya da daha az yorulması konusunda; işverenler ise iş saatlerinin kişiyi daha az zorlayıcı şekilde düzenlenmesi ya da uygun iş pozisyonunun ayarlanması gibi konularda destek olabilir.

KENDİNİZE UYGUN HOBİ VE SPORU KEŞFEDİN
Fibromiyaljik olmamak için ne gibi önlemler alabiliriz?
• Hava koşullarına uygun giyinme
• Havasız ortamlardan kaçınma
• Hava akımları arasında kalmama
• Sigaralı ortamlarda bulunmama
• Stresten kaçınma, stresle mücadele yollarını öğrenme
• Kendisiyle barışık yaşayabilmesi için gerekirse psikolog desteği almak
• Sağlıklı beslenme
• İş-dinlenme saatlerini uygun ayarlama
• Çalışma ortamını düzenlemek: Ergonomik koltuk, uygun yükseklikte masa, göz hizasında bilgisayar monitörü, dirseğin-kolun düşmesini engelleyen klavye gibi.
• Kendine uygun, gerçekten severek yapacakları ve relaks olabilecekleri hobiler edinmek
• Kendine uygun sporu yapma
• Yoga, yüzme, thai-chi ve tai-bo gibi ruh ve vücut bütünlüğü getiren aktiviteler yapmak

.
Menü
Ayrılık Mesajları
Yalnızlık Mesajları
Sevgililer Günü
Anneler Günü
Babalar Günü
Doğum Günü
Dostluk Mesajları
Özur Mesajlari
Komik Mesajlar
Kandil Mesajları
Kurban Bayramı
Özlem Mesajları
 
        Burclar

Burc Ozellikleri icin Tiklayin

Saglik
.
Sağlık
Güzellik
Aşk Meşk
Sinema
Cinsellik
Çocuk
Erkekler
Mutfak 
Sarki Sözleri 
 Resimler
.
+ Motosiklet
+ Sevgililere Özel
+ Çocuklar İçin
+ Bebekler
+ Komik Resimler
+ İbrahim Tatlıses - Yalan
+ Güllü - Ağlamam Ondan
+ Ahmet Kaya Safak Turkusu
 Sitene Radyo Ekle

 

 

 Copyright © 2008-2009 LiderChat.Org Tüm Sayfalar Noter Tastiklidir Kısmi Yada Tamamen Kopyalayıp Kullananlar Hakkında Yasal işlem Yapılacaktır.

Sohbet Forum E-Kart GuzelSozler OzurMesajlari KurbanBayrami MsnMessenger Programlar Oyunlar KomikVideolar Fikralar RuyaTabirleri